Bugün Bayram, Erken Kalkın Çocuklar

Tarih

Nerede o eski bayramlar diye başlayan sohbetlere son yıllarda ben de bolca katılır oldum. Tadı damağımızda kalan bayramlar mıydı, yoksa büyüdükçe daha da çok değerini anladığımız çocukluğumuz muydu tam olarak bilemiyorum. Topladığım Bayram harçlıkları, balonlar ve mendiller ile annemden gizli gizli karnımı ağrıtana kadar yediğim bayram şekerleri ilk aklıma gelen anılar. Bayramda giymek için alınan ayakkabıların ayağımı vurması bayramlıklarımı ilk günden kirlettiğim için annemin haklı fırçaları, mahallede harçlıklarla aldığımız mantarları, maytapları arkadaşlarla beraber patlatıp oynadığımız neşeli oyunlar ise hatıralarımda canlandıkça beni gülümseterek mutlu eden diğer hatıralarımdır.
Arife günü kabir ziyaretleri yapılır ve alışverişler tamamlanırdı. Şayet Ramazan Bayramı ise sahura kadar çalışan berberlerde sıra beklenir ve Bayrama tas tamam hazır olarak girerdik. İlk gün büyükleri ziyarete gider, ellerini öper, bayram paralarını almanın mutluluğu eşliğinde kuzenlerle evlerin altını üstüne getirirdik. Babaanneler, dedeler olunca bizim yaramazlıklarımıza pek de kızılmazdı. Şehir dışından gelen akrabalarla hasret giderilir, bayramın ne zaman bittiğini anlamadan günlük hayatımıza dönerdik.
Ah, nerede o eski Bayramlar.
Annemler 8, babamlar ise 5 kardeşti, biz üç kardeşiz ve benim sadece bir kızım var. Böyle baktığınızda geniş ailelerden gerçek anlamda çekirdek ailelere doğru hızlı bir geçiş yaşanmaktadır. Bayramlar paylaşıldıkça güzelleşir. Her yeni gelen jenerasyonla beraber çocuk sayısının azalması bayram ziyaretlerini, paylaşımları, gelenek ve göreneklerin aktarılmasını da azaltmaya devam ediyor.
Tüm bunların eşliğinde Bayram hazırlıkları, harcamaları ve trendleri de hızlı bir şekilde değişmektedir. Özellikle Covid ile beraber ziyaretler bıçak gibi kesilmiş yüz yüze ziyaretlerin yerini görüntülü aramalar almıştı. Hasta olmaktan daha çok sevdiklerimizi hasta etme ihtimalinin korkusu elimizi kolumuzu bağlamıştı.
Şirketler açısından da Bayramlardaki tüketici davranışlarındaki değişimler büyük önem taşımaktadır. Bayramlarda her 4 kişiden biri tatile çıkma planı yapıyor. Her yıl on gün erken gelen dini bayramlar turizm sezonunun öne çekilmesine ve buna paralel turistik tesislerin erken açılmasına, istihdamın ve satın almaların buna paralel hızlanmasına sebep olmaktadır. Küçülen aileler ve azalan bayram ziyaretleri ise şeker, çay, kahve ve tatlı tüketimini azaltmaktadır.
Tüketici davranışlarını ve tercihlerini araştıran şirketler buna göre planlamalar yapmakta ve stratejilerini oluşturmaktadırlar. Hangi lezzetler tercih edilecek, hangi fiyatlardan ürünler piyasaya sürülecek, kampanyalarda temalar ne olacak diye pazarlama ekipleri harıl harıl çalışıp satışları arttırmak için satış ekiplerine destek verirler. Ancak daha da önemlisi 3 yıl, 5 yıl hatta 10 yıl sonra Bayramlar nasıl olacak, reel gelirler azaldığı için tatiller azalacak, çikolata yerine şeker mi alınacak, gençler için bayramlar anlamını daha da kaybedip sıradanlaşacak mı? Yoksa tam aksine ekonomi rahatlayacak seyahatler artacak, yurtdışından gelen göçmenlere karşı kendi örf ve adetlerimize daha da mı çok sahip çıkacağız? Bu kestirmek kolay değil.
Biz aile olarak bu bayramda da Konya’ya büyüklerimizi ziyarete gidiyoruz. Bayram trafiğine takılmamak ve daha ekonomik olması sebebiyle hızlı trenle gidip geleceğiz. Her baba evine girdiğimde görünmeyen ama sürekli sırtımda taşıdığım hayat telaşesini ve yükünün bir kısmını kapıdan içeri girerken bırakmanın hafifliği ve özlemlerin giderilmesinin verdiği rahatlama ile huzur bulacağım. Bayram harçlıklarını hazırlayıp, geçen bayramda az aldığım için yetmeyen balonlardan daha da bol alıp tanıyıp tanımadığım birçok çocuğun gönlünü almaya çalışacağım. Orijinal hediyeler bulursam yeğenlere alacağım belki de beraberce oynayıp eğleneceğiz. Bayram ziyaretleri, ikramlar özlenen sohbetler sonrası nasıl geçtiğini anlamadan kendimizi trende bulup dönüş yolculuğuna başlayacağız. Bizim tarafta pek değişen bir şey yok. Ancak biliyorum ki X kuşağı olarak kolay kolay değişmeyen alışkanlıklarımız Y ve Z kuşakları tarafından hem sorgulanıyor hem de hızlı bir şekilde değiştirilebiliyor.
Trendleri yakından takip eden şirketler özel günlerde satışlarını daha da artırıp fark yaratırken, her şeyin eskisi gibi olacağı yanılgısına düşenler ise “ah ah nerede o eski bayramlar” diye hayıflanmaya devam edecekler.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medyada Paylaş

Popüler Yazılar

Bunları da sevebilirsiniz
Bunları da sevebilirsiniz

El İşi Üretiminin Bugünü ve Geleceği

Türkiye, zengin kültürel mirası ve el sanatları geleneği ile...

Yapay Zeka Dönüşümlerine Liderlik Etmek

Yapay zeka (YZ) teknolojileri iş dünyasını hızla dönüştürürken, kurumsal...

Duygusal Emek

Günümüz çalışma hayatında, fiziksel ve zihinsel emeğin yanı sıra,...

Satış Ekibi Önceliklerini Doğru Belirlemek

Satış stratejisi belirlenirken satış ekibinin önceliklerini doğru tasarlamak, başarılı...