Dijital Dünyada İnsan-Robot Ayrımcılığı Mı Var?

Tarih

Internet ortamında, genelde ilk kez girdiğiniz bir sitede açılan küçük pencerede robot olup olmadığınızı soran küçük ekranla karşılaşmayan yoktur. Hiç düşündünüz mü [ ] I’m not a robot kutucuğuna tıklamadan neden geçmezsiniz…
Bu basit sorunun yanıtını düşünmeye bile gerek yok diyenler çıkabilir, çünkü robot değilsiniz. Robot olmadığınız için de “Ben robot değilim” anlamına gelen “I’m not a robot” beyanını hiç tereddüt etmeden onaylarsınız.
Bu küçük kutucuk başlıkta da bahsi geçen “ayrımcılık” konusundaki ilk adımdır. Dijital dünyada reCAPTCHA olarak geçer. Sadece içine tıklanan kutucuktan ibaret olmayan bir ürün gamını ifade eder. Varoluşunun tek sebebi de “insan mı, robot mu” diye ayrımcılık yapmaktır. Küçük resim parçalarının ekrana gelip içinde otomobil ya da köprü ya da yangın musluğu gözükenleri işaretleyin ekranları en yaygın reCAPTCHA’lar arasında ikinci sırada. Bir de aynı görseli farklı yönlere bakacak halde ekrana getirip “doğru duruş hangisi?” diye soranlar var. O grup da üçüncü sıradadır. Sıkı internet gezginleri bunlardan daha da fazlasına rastlar. Hepsinin ortak paydası, hiç tereddüt etmeden sorulan soruya yanıt vermenizi ya da sizden istenileni yapmanızı sağlamaktır.
Bunu da düşünmeden yerine getirirsiniz.
Bunu yaptığınız anda da ayrımcılığın zirvesindeki kurban oldunuz demektir!
Sır; kodları okumak yerine imleci hareket ettirmek
Sizden isteneni yapmak için mouse veya mousepad yardımı ile imleci (cursor) hareket ettirirsiniz. Ekranınızda açtığınız sitenin arka planında çalışan program/lar ise siz tıkladığınızda “A-aa bu sahiden insanmış” der ve gerisi gelir. Bu lafı temsili olarak söyleyen program özünde binlerce ya da milyonlarca satırdan olan bir kod kümesi yani yazılımdır. Bir kod kümesi olarak karşısındakinin bir tür robot yani yazılım temelli bir “bot” olup olmadığını öğrenmek ister.
Neden mi öğrenmek ister? Çünkü karşısındaki bir robot ise ona göre daha hızlı ve kapsamlı çalışacak, yok değilse temposunu insana göre ayarlayacaktır!
İşin özeti; muhatabına göre muameledir…
Başka bir ifade ile “at sahibine göre kişner” lafı da durumu anlatmak için yeterlidir.
Her şeyi yapabilen robot kutucuğa mı “tıklayamıyor”
Dijital dünyada akla gelen her konuda; komünikasyonda araya onbinlerce kilometre mesafe girse de, endüstride de ürün her neyse üretim söz konusu olduğunda üstesinden gelemeyeceği bir iş olmayan robotlar ya da botlar, şaşırtıcı olsa da tıklamaktan acizdir. Bu yüzden de sadece insanın yapabileceği “basit” bir aksiyon söz konusudur.
Dijital dünya meraklılarının gayet iyi bildiği, özellikle büyük kitleleri manipüle etmek ya da algı yönetimi söz konusu olduğunda, halk arasında “trol” diye bilinen kişilerin devreye sokulduğu bilgisi çok yaygındır. Genel olarak bu doğrudur. Teknik açıdan ise yanlıştır. Gerçek ise bunların pek az bölümünün “insan” büyük bölümünün ise botlardır, yani küçük programlardır.
Eski adıyla Twitter, şimdiki X üzerindeki kurulan hesap çiftliklerinde yetiştirilen (!) bu botlar büyük veri peşindekiler için en büyük tehdittir. Kendi robotlarını kandırabilecek başka robotlar en büyük endişeleridir. Çok büyük zarar görebilir, çok ciddi kayıplara uğrayabilirler. Bu yüzden robotlar ile çalışanlar diğer robotları sevmezler. O yüzden de büyük veri havuzları için bir anlamda “besin kaynağı” olarak kabul ettikleri insanı severler.
İnsan, botlara kıyasla yavaştır. En hızlısının bile elinden gelen sınırlıdır. Yapabilecekleri de bellidir zaten. Dijital dünyada bir robota kıyasla insanın ne kadar hantal ve verimsiz olduğu da son derece nettir.
İnsan neden robota övgü düzer?
İnsan geliştirdiği teknolojinin hızı ile öğünür, mükemmelliği ile gurur uyar ve onu varlıkları arasında en değerli kısım kabul eder. İşlemcilerin hızı, grafik kartların becerileri, ses kartları ile gelinen nokta hep “başarı” göstergesi kabul edilir. Teknolojideki hünerleri ve becerileri ile kazanan pek çok marka vardır. Çoğu da “en beğenilen firmalar” listelerinde yer alırlar.
O başarının nesnesi olan ancak öznesi olmaya doğru koşan ise robotlardır. Robotlar insanı “şimdilik” zavallı canlılar olarak görmese de hayli zamandır ciddi ciddi ayrımcılık yapmakta ve “alt tabaka” olarak sınıflandırmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medyada Paylaş

Popüler Yazılar

Bunları da sevebilirsiniz
Bunları da sevebilirsiniz

El İşi Üretiminin Bugünü ve Geleceği

Türkiye, zengin kültürel mirası ve el sanatları geleneği ile...

Yapay Zeka Dönüşümlerine Liderlik Etmek

Yapay zeka (YZ) teknolojileri iş dünyasını hızla dönüştürürken, kurumsal...

Duygusal Emek

Günümüz çalışma hayatında, fiziksel ve zihinsel emeğin yanı sıra,...

Satış Ekibi Önceliklerini Doğru Belirlemek

Satış stratejisi belirlenirken satış ekibinin önceliklerini doğru tasarlamak, başarılı...