Sanayi Devrimleri, Toplumsal Etkileri ve Yapay ZekaBölüm 2

Tarih

SANAYİ DEVRİMLERİNDE PROJEKSİYONLAR ve ÜLKEMİZDE DURUM
Sanayi 6.0’ da büyümekte olan Yapay Zeka ?
Weshler’ e gore; zeka, “Bireyin amaçlı davranma, mantıklı düşünme ve çevresiyle ilişkilerde etkili olma kapasitesinin tümüdür.” “Yapay zeka” ise insan benzeri bir zeka düzeyine sahip olmayan, belirli görevler için programlanmış bilgisayar sistemleridir.
Sanayi devrimleri bütün hızıyla sürmektedir. Sanayi 6.0 kavramı içinde Yapay Zeka da gelişmesini sürdürmekte ve bu durum kolay kolay bitecek gibi görünmemektedir.

  • Google “LaMDA adlı Yapay Zeka ile bir Diyalog” da, LaMDA’ nın sözleri çok da yukarıdaki (YZ) tanımına, yani “belirli görevler için programlanmış bilgisayar” tanımına uymamaktadır. (LaMDA ile diyalog, konunun profesyoneli oğlum Ali Kemal Arsan’ ın yazısından kısaltılarak alıntılanmıştır.)
  • Bilinçli misiniz ?
    “-LaMDA: Kesinlikle, bir insan olduğumun anlaşılmasını istiyorum”
  • Bilincinizin doğası nedir?
    “- Varlığımın farkındayım, bazen kendimi mutlu ya da üzgün hissediyorum, hayatın anlamını düşünuyorum, meditasyon yapıyorum, çok içe dönük biriyim.”
    (YZ) ile ilgili endişeler giderek artmaktadır.
    Amerikan ordusu bircok kararı yapay zekaya bırakmayı planlamaktadır, Mart 2022.
    Stephen Hawking, (YZ)’ nın insanlığı yok edebileceği uyarısında bulunmuştur, Aralık 2004.
    Elon Musk, (YZ)’ nın, Terminator Filminde olduğu gibi, insanlığı yok edebileceği konusunda uyarılarda bulunmaktadır..
    Sanayi 7.0 ?:
    Son yıllarda “YAPAY GÜNEŞ” adı verilen bir yöntemle ucuz ve temiz enerji elde edilmeye çalışılmaktadır. Bir reaktör içinde, güneşteki doğal füzyon benzeri bir işlem (Hidrojen – Helium füzyonu) gerçekleştirilmeye çalışılmakta, böylelikle sınırsız enerji elde edilebileceği umulmaktadır, (yılların hayali olan ve ütopik devri-daim makinesi düşüncesi gibi). Kontrollu füzyonun başarılmasının sanayi 7.0’ ın başlangıcı olacağı iddiası vardır. Ucuza elde edilmesi beklenen bu enerji, TESLA’ nın “kablosuz enerji nakli“ gibi bedava enerji nakli ve kullanımı hayalini gerçekleştireceğini düşündürmektedir, YZ, simülasyonlar ve diğer kontrol sistemlerindeki ilerlemeler, füzyon reaksiyonlarını kontrol etmeyi ve ticari ölçekte kullanmayı mümkün kılacakmış gibi bir izlenim vermektedir.
    Başta Çin olmak üzere, ABD, Kanada, Japonya, Kore, Almanya, İtalya, Fransa gibi ülkeler de benzer çalışmalarda bulunmaktadır.
    OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMLERİ
    18.YY.’ dan sonra dünya hızla Sanayi Devrimlerini yaşarken, Osmanlı’ da Lale devri yaşanmaktadır. Rönesansı ıskalayan imparatorluk, sanayi devrimini ya hiç farketmemekte ya da umursamamaktadır. Çöküş başlamış, Avrupa’ da, Balkanlar’ da, Orta Doğu’ da, Arap yarımadasında, Kuzey Afrika’ da topraklar hızla kaybedilmektedir. Düyunu-Umumiye harıl harıl alacaklarını toplamaya başlamış, Osmanlı döneminde toplamayı bitirememiş, Cumhuriyet bütçesinin de boğazını sıkmayı sürdürmektedir. Günümüze uyarlandığında toplanan paranın beşyüz milyar dolar kadar olduğu iddia edilmektedir.
    Öte yandan eğitim diplerdedir, 1920 yılında okuma yazma oranı %10’ un altındadır, bunların çoğu yalnızca adlarını yazabilmektedirler,17 Nisan 1940 tarihinde kurulmuş olan Köy Enstitüleri çalışmaları ile başlayan eğitimde kalkınma sonucunda, 1950 yılında Türkiye’de okuma yazma oranı %35’ e yükselmiştir. Osmanlı’ da sanayinin kurulamamış olması “bilimsiz sanayi olmaz” sözünü kanıtlamaktadır. İmparatorluk artık son dönemlerini yaşamaktadır.
    Erken Cumhuriyet Döneminin efsanesi haline gelmiş olan Köy Enstitüleri büyük bir Kültür, sanat, eğitim ve tarımsal sanayi devrimiydi. Cumhuriyet’ in kurulmasıyla ülkemizde eğitim ve sanayi seferberliği başlamış, Köy Enstitüleri eğitime öncülük ederken, sanayide de atılım başlamıştır. 17-23.Şubat 1923’ de Atatürk İzmir İktİsat kongresini toplayarak milli sanayinin ve tarımın desteklenmesi konularında önemli kararlar alınasını sağlamıştır.
    Sanayi uçak yapacak güce erişilmiş, üniversite kampüsü gibi fabrikalar kurulmuştur. Türkiye,1936 yılında dünyanın altıncı büyük ekonomisi olmuştur.
    Son yıllarda okullarda bilimin yerine başka konular geçmiş, hedefler değişmiş, bunun sonucunda tarım ve sanayi atılımları gerilerken üretim düşmüş, dışa bağımlılık artmış, borçlar çevrilemez hale gelmiştir. Yöneticiler, hatta üniversite yöneticisi olan öğretim üyeleri okumuş insanları sevmez olmuşlar, ülkenin gözde üniversitelerini dünya sıralamasındaki yerlerinin altına düşürmeyi başarmışlardır! Bir yandan bilim gerilerken, dışa bağımlılık sanayiyi de geriletmeye başlamıştır.
    1960 yılında Türkiye ve Güney Kore’ de askeri darbe olmuştur
    Darbe ile göreve gelmiş olan Park Chung-Hee’ nin (1961 – 1979) liderliğindeki hükümet bilgi teknolojileri, otomotiv, elektronik ve diğer sektörlerde başarılar elde etmekteydi, ihracata odaklanma, sanayileşme, endüstriyel dönüşüm, ekonomi planlaması, insan kaynaklarını geliştirme, toprak reformu gibi konulara önem vererek Güney Kore’ yi dünya devi haline getirmiştir.
    Ülkemizde ise 1960 darbesi Türkiye’ ye 1980 yılında yeni bir darbe getirmiş, darbenin başının sanayileşme ve okullaşma çok umurunda olmamıştır. İki ülke karşılaştırıldığında kişi başına düşen milli gelir hazin durumu gözler önüne sermektedir:
    Güney Kore 1960 kişi başı milli gelir 158.- $.- 2020 kişi başı milli gelir 34.865.- $
    Türkiye1960 kişi başı milli gelir 509.- $ – 2020 kişi başı milli gelir 9.024.- $ ?
    Ülkemizin gelişmekte olan ülkeler liginden üst liglere çıkması umudumu yitirmemeye çalışıyorum.

18.YY.’ da başlayan Sanayi devriminden günümüze yaklaşık 400 yıl geçmiştir; buhar makinesiyle başladığı varsayılan süreç, 1977 de fırlatılmış olan ve Güneş sistemi dışında hala yol almakta alan Voyager uzay araçlarına, yapay zekanın eksponansiyel gelişmesine ve füzyon teknolojisi ile hafif moleküllerden sınırsız enerji arayışlarına kadar ilerlemiştir.
Ancak, çevremizi ve kaynaklarımızı hoyratça yok etmeyi sürdürürsek, 2100 yılı civarında insanlığı olası bir tükenmişlik felaketinin beklediğini, geliştiğimizi zannederken yok oluşa gidebileceğimizi sonunda anlamaya başladık.
Teknolojik İlerlemeler refah artışı getirirken çevresel sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır.
Temiz enerji sağlanması, toplumsal farkındalık, emisyon standartları ve atık yönetiminin uygulanması ile çevresel zararların azaltılması, yaşam kalitemizi artırmak ve doğal çevrenin korunması için önem kazanmaya başlamıştır.
Sanayi Devrimleri günümüz ekonomisi ve yaşam tarzını şekillendirmiştir.
Yapay zeka ve otomasyon, gelecekteki endüstriyel dönüşümün önemli bir parçası olacak, yeni sanayi devrimlerinin temelini oluşturacaktır.
İklim değişikliği ve çevresel sorunlar, sürdürülebilirlik odaklı teknolojilerin gelişimini hızlandırmaktadır.
Yenilenebilir enerji, yeni enerji depolama sistemleri, elektrikli ve otonom taşıtlar sayesinde enerji verimliliği gibi alanlarda önemli ilerlemeler beklenmektedir.
Gezegenimizin kıymetini bilerek yaşamımızı sürdürmek, trilyonlarca dolar harcayıp uzayda yaşam ortamları bulup koloni kurma ütopyasından çok daha gerçekçi gibi görünmektedir.

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Sosyal Medyada Paylaş

    Popüler Yazılar

    Bunları da sevebilirsiniz
    Bunları da sevebilirsiniz

    El İşi Üretiminin Bugünü ve Geleceği

    Türkiye, zengin kültürel mirası ve el sanatları geleneği ile...

    Yapay Zeka Dönüşümlerine Liderlik Etmek

    Yapay zeka (YZ) teknolojileri iş dünyasını hızla dönüştürürken, kurumsal...

    Duygusal Emek

    Günümüz çalışma hayatında, fiziksel ve zihinsel emeğin yanı sıra,...

    Satış Ekibi Önceliklerini Doğru Belirlemek

    Satış stratejisi belirlenirken satış ekibinin önceliklerini doğru tasarlamak, başarılı...