Asya pasifik, KOBİ’lerimizin dış ticareti için yeni imkanlar sunuyor

Tarih

Bu sayıda FedEx’in Mortar Research’e Eylül 2025’de yaptırdığı ve Kasım ayında yayımlanan araştırmayı inceleyeceğiz. “Intercontinental Exports: Opportunities and challenges for Europe’s SMEs to unlock growth” başlıklı araştırmada, dış ticaret (ithalat/ihracat) faaliyetlerinde doğrudan yer alan 1.206 KOBİ sahibi veya üst düzey yöneticiye online anket uygulanmış. Araştırma için, Türkiye, İngiltere, Fransa, İspanya, Hollanda, Polonya, İtalya, Belçika ve Almanya dokuz önemli Avrupa pazarından seçilmiş. İçinde ülkemizin de yer alması bu araştırmayı sizlerle paylaşmamda büyük rol oynadı. Yakından bakalım:
AVRUPA KOBİ’LERİNİN DIŞ TİCARETİ İÇİN ÖNEMLİ KÜRESEL BÖLGELER:
Daireler: Bu bölgeden ihracat veya ithalat yaptığını bildiren Avrupa KOBİ’lerinin oranı
Oklar: 2026 yılında bu bölgeye yönelik ihracata daha fazla odaklanmayı öngören Avrupa KOBİ’lerinin oranı
Avrupa’da dış ticaret gerçekleştiren
•KOBİ’lerin %55’i Çin’i Asya Pasifik (APAC) bölgesindeki en hızlı büyüyen pazar olarak tanımlıyor.
•KOBİ’lerin %78’i Noel öncesinde 2024 yılına kıyasla daha güçlü bir ticaret sezonu geçireceklerini öngörüyor.
•KOBİ’ler en yakın komşu ülkeleri önemli ticaret ortakları olarak görüyor.
•KOBİ’ler içinde Hollanda, KOBİ’lerinin %46’sı ile Avrupa’daki diğer ülkelerle ticaret yaptığı tek ülke olarak diğer katılımcılardan ayrışıyor. Ülke KOBİleri bazında bakıldığında: Polonya (%93), İspanya (%90), Türkiye (%86), Belçika (% 83), Fransa (%82), İtalya (%81), İngiltere (%68).
•KOBİ’lerin %9’u Avrupa’dan yapılan ithalata daha fazla odaklandıklarını bildiriyor
•KOBİ’lerin en sık yaptığı faaliyet olarak Avrupa’daki komşularla ticaret görünüyor. Büyük bir kısmı kıtalararası ticarete de giriyor ve çoğu, 2026’ya doğru bu bağlantıları daha da güçlendirmek istiyor.
Tablo 1: KOBİ’lerin Bölgesel Dış Ticaret Hedefleri
Türkiye’de KOBİ’lerin dış ticaret davranışının temel karakterini ortaya koyan bu tabloda KOBİ’lerimiz %86 gibi çok yüksek bir oranla Avrupa Birliği’ni hedef pazar olarak görmektedir ki bu oran, Avrupa’daki KOBİ ortalamasının (%77) bile oldukça üzerindedir. “Yakın pazar – düşük risk” mantığı ile hareket eden firmalar kültürel, coğrafi ve kurumsal olarak yakın hissettikleri pazarlara yönelme eğilimindedir.
İşin ilginç yanı ise KOBİ’lerimizin APAC’a yönelik ilgisinin %67 gibi oldukça yüksek çıkmasıdır. Bu oran Avrupa ortalamasının neredeyse iki katıdır. Afrika (%9) ve Latin Amerika (%4) rakamları ise KOBİ’lerimizin yükselen pazarlara yönelik ciddi bir bilgi eksikliği ve risk algısı taşıdığını işaret etmektedir. Bilgi düşük olduğunda, gerçek risk küçük bile olsa algılanan risk hızla büyür. Ayrıca bu tablo ülkemiz açısından hem fırsat hem de risk içermektedir:
•Bir taraftan AB’ye yüksek bağımlılık, dış ticaretimizin Avrupa ekonomisindeki en ufak dalgalanmaya karşı kırılgan hale geldiğini göstermektedir.
•Diğer taraftan da Afrika ve Latin Amerika gibi hızla büyüyen pazarlara ilgisiz kalmak, gelecekteki fırsatları kaçırmak anlamına gelmektedir.
•Tablo 3 ile beraber bakınca KOBİ’lerimizin APAC ilgisi olumlu görünse de, bu ilginin çok sınırlı bir ülke grubuna sıkışması ciddi bir asimetrik risk oluşturmaktadır.
Türkiye’nin dış ticaret politikası, AB merkezli yapıdan pazar çeşitlendirmesine geçişi desteklemek amacına daha fazla önem vermelidir. Eximbank ve Ticaret Bakanlığı destekleri, daha da genişletilmeli ve daha da basitleştirilmelidir. Afrika, Latin Amerika ve özellikle %67 oranı ile hedeflenen APAC için daha geniş bir ülke spektrumunu kapsayan eğitim, istihbarat ve pazar araştırması programları oluşturulmalıdır.
Tablo 2: Yoğun Sezon (Noel/Yılbaşı) Satış Beklentileri
KOBİ’lerimizin %95’i yoğun sezon satışlarından yüksek beklentileri Avrupa’nın en iyimser ülkesi olduğumuzu gösteriyor. E-ticaret festivallerine verilen önem de bu beklentinin bir unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ancak bu hızlı büyüme beraberinde önemli operasyonel sorunlar getirebilmektedir. Yoğun sezonda sipariş hacimleri arttıkça depo kapasiteleri zorlanabilmekte, tedarik zinciri kesintiye uğrayabilmekte dolayısıyla da gecikmeler ve iade oranları yükselebilmektedir. Bu durum da “kampanya kaynaklı talep şoku” olarak tanımlanmaktadır. Bu şoka girilmemesi gerekmektedir. Yüksek satış beklentisi, doğru planlama yapılmadığında maliyet artışına ve müşteri memnuniyetsizliğine dönüşmektedir. Planlama doğru detaylı bir şekilde yapılmalı ve süreçler iyi yönetilmelidir. Fulfillment süreçlerinde teknolojik çözümler yaygınlaştırılmalıdır. Akıllı tahsis motorlarının ve otomatik depo yönetim yazılımlarının operasyonel verimliliği artırdığına özellikle dikkati çekmek isterim.
Tablo 3: Avrupa Pazarına Göre En İyi APAC Büyüme Fırsatları
KOBİ’lerimizin Asya pazarını nasıl gördüğüne dair ilginç bir tablo sunan veriler, Güney Kore (%70), Çin (%68) ve Japonya (%65) ve gibi gelişmiş Asya ekonomilerinin APAC içinde hedeflediğini göstermektedir. Buraya kadar bakıldığında stratejik bir rasyonalite görmekteyiz: Bu ülkeler yüksek alım gücüne ve oturmuş bir ticaret altyapısına sahiptir. Fakat tabloya dikkatle baktığımızda büyük bir eksik göze çarpmaktadır: KOBİ’lerimizce, Hindistan yalnızca %6 oranında pazar fırsatı olarak değerlendirilmektedir. Oysa Hindistan’ın önümüzdeki 10 yılın en yüksek büyüme potansiyeline sahip ülkelerinden biridir. Hindistan’da bürokrasi büyük bir engel teşkil etse de uzun vadeli potansiyelin olağanüstü olduğunu unutmamak gerekir. Veriler ASEAN (Brunei, Myanmar/Burma, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam) hakkında bir bilgi vermese de burada hatırlatmam/belirtmem gerekir ki ASEAN ülkelerine de en az Hindistan kadar önem verilmelidir. KOBİ’lerimize APAC bölgesinin siyasi, ekonomik ve tarife kaynaklı risklerini gösteren kapsamlı bir “çeşitlendirme haritası” sağlanmalı ve özel ticaret heyetleri, pazar araştırmaları ve bilgilendirme eğitimleri verilmelidir.
Tablo 4: APAC Ticaretinde Karşılaşılan Engeller
KOBİ’lerimiz için tarifeler (%51), gümrük düzenlemeleri (%43) ve lojistik maliyetleri (%41), firmaların bu pazara girişte yaşadığı temel bariyerler olarak öne çıkmaktadır ki bu da KOBİ’lerimizi pazarlardan uzaklaştırmaktadır. Bu da çeşitlendirme potansiyelinin kullanılmaması anlamına gelmektedir.
Tablo 5: APAC Ticaretini Kolaylaştıran Çözümler
KOBİ’lerimizin APAC’ta başarılı olmak için en kritik gördüğü iki unsur “dijital araçlar (%61)” ve “gümrük uzmanlığı (%59)” olarak öne çıkmaktadır. Bu da firmaların lojistik maliyetlerinden ziyade dijitalleşmeyi, mevzuat ve bilgi eksikliği riskini daha büyük bir tehdit olarak algıladığını göstermektedir.
Bu tablolar bize net bir mesaj vermektedir: KOBİ’lerimizin cesareti var ama bilgisi ve altyapısı eksik!
Doğru destekler, doğru stratejiler ve dijitalleşme yatırımlarıyla Türkiye, yalnızca Avrupa merkezli bir ihracat yapısından çıkıp çok daha geniş bir küresel varlık inşa edebilir.
Kısacası Türkiye, dış ticarette büyümek istiyorsa üç şeye ihtiyacı vardır:
Çeşitlendirme, dijitalleşme ve doğru yönlendirilmiş kamu politikaları!

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medyada Paylaş

Popüler Yazılar

Bunları da sevebilirsiniz
Bunları da sevebilirsiniz

Yan masadaki adam senden ne kadar fazla alıyor?

Uzun yıllardır Türk iş dünyasını içindeyim farklı görevlerde, yazıyorum,...

Yorgun İnsan İçin Gerçekçi Bir Hayat

Bazı insanlar hayattan vazgeçmez; sadece hayata yetişemez hale gelir....

İnsan Kaynağında Bütünsel Gelişim Nasıl Olur?

Şirketlerde uzun yıllardır uygulanan kişisel gelişim eğitimleri; iletişim, liderlik,...

Giyinmenin Maliyeti ve Moda Harcama Kültürü

Giyinmek, günlük hayatımızın en doğal parçalarından biri. Sabah dolabın...