Suat Atalay

Akan suda durup hayata dokunmayı bilebilmek

Lucius Annaeus Seneca derki "Nehir üzerinde akıp giden saman çöpü gibi aslında bir yere gitmeyip suyun akışına kapılan olmamak adına, hayatı okuma becerisine kavuşup...

Modern İnsanın Görünmez Kampında-Anlam…

“İnsanın elinden her şey alınabilir; ancak bir şey hariç: İnsanın, karşılaştığı koşullar karşısında tutumunu seçme özgürlüğü.”Bu cümle, psikiyatr ve yazar Viktor E. Frankl’ın düşünce...

Yeni Elitler: Veri Sahipleri

Sanayi çağında güç görünürdü. Şehirlerin ufkunu kesen bacalar, geceyi aydınlatan dökümhaneler, rayların üzerinde kilometrelerce uzanan tren hatları… Gücün sesi vardı; çekiç darbeleri gibi yankılanırdı....

İşe Gitmediğin Gün, Kendinle Karşılaşırsın

Emeklilik sanıldığı gibi bir dinlenme hâli değil; modern insanın en hazırlıksız yakalandığı yüzleşmedir. Gürültü bittiğinde kalan sesle ne yapacağını bilmeyenler için zor, ama kaçınılmaz...

Yorgun İnsan İçin Gerçekçi Bir Hayat

Bazı insanlar hayattan vazgeçmez; sadece hayata yetişemez hale gelir. Yorgunlukları tembellikten değil, fazla denemekten gelir. Çok istemiş, çok beklemiş, çok hazırlanmış, çok inanmışlardır. Ve...

Başarısızlığın görünmez mimarı: Kibir

Herkesin hayatında, “Neden olmuyor ya?” diye tavanla konuştuğu dönemler mutlaka olmuştur. Tavan da konuşacak olsa muhtemelen, “Ben ne bileyim kardeşim, belki de sorunu yanlış...

Yalnızca para kazanmak zorunda olmadan sevdiğin iş için çalışmak nasıl olur?

Günümüz dünyasında çoğu insanın hayatı, sabah alarmıyla başlayan ve çoğu zaman sevmediği bir işe yetişme telaşıyla devam eden bir döngüye sıkışmış durumda. Bu döngü...

Performans değil, performatiflik çağı ve kim daha çok parlıyor?

Kurumsal Gerçekler-Ekonomi Mizah serisi 3Artık işler “iş yapmakla” değil, “iş yapıyor gibi görünmekle” yürüyor. Bir zamanlar şirketlerin en değerli kaynağı insan sermayesiydi, şimdi ise...

Mobbing’in mikro dalgası, ofis ısınırken ilişkiler soğuyor(Kurumsal gerçekler – ekonomi mizahı serisi 2)

Plaza dünyasında kahve makinesi, yazıcıdan daha çok çalışır.Her sabah aynı sesler yankılanır: “Günaydın!”, “Mail attım, bakar mısın?”, “Toplantıya beş dakikan var mı?”Bu sıradan cümlelerin...

Yazarlardan

Bilgiyle Dolup Taşmak mı, Bilgiyle “Olmak” mı? Neden Eğitiliyoruz Ama Değişemiyoruz?

Hatırlıyor musun o devasa otel salonlarını? Hani o yüksek tavanlı, ağır parfümlü, her köşesi "başarı" kokan atmosferi… Masanda ismine özel hazırlanmış, henüz mürekkebi kağıtla...

Beyin

İlkokul yıllarında tanımıştık organlarımızı. Mide, Karaciğer, Akciğer, Dil, Burun v.s. Beyin diye bir organımız vardı bir de. Düşünmeye yarıyordu. Hayvanlardan bizi ayıran en önemli özellikti aklını...

Mülakatta asıl sorulması gereken soru “Bu insan kim?”

Yıllardır işe alım süreçlerinde aynı ritüeli tekrarlıyoruz. Özgeçmiş masaya yayılıyor, diplomanın hangi üniversiteden geldiğine bakılıyor, sertifikalar sayılıyor, "kaç yıl deneyiminiz var" sorusu havada asılı...