Rota Yeniden Oluşturuluyor. Manevra Kabiliyeti ve Stratejik Esneklik

Tarih

Sabah uyandığında iç sesi “Rota yeniden oluşturuluyor, haydi kalk” diyordu. Gece uyuduğunda kaybolan “Gps sinyali” tekrar çalışmaya başlamıştı. İster yarıda kalmış ister yeni başlayacak işler için önceden belirlenmiş veya yeniden oluşturulacak rotalar için yola çıkma vaktiydi. Bu işin doğrusu yanlışı yoktu. Daha hızlı, daha kısa veya alternatif yollar seçilebilirdi.
Yeni gideceği müşteri için telefona adresi girdikten sonra yola çıktığında yanında yıllardır beraber çalıştığı arkadaşıyla günlük sohbetlere daldılar. Birden sola dönecektin diye arkadaşı bağırdığında kavşağı çoktan geçmişlerdi. Arkadaşının geç kalacaklarını da düşündükleri için duygusal bir tepkiyle bağırmasına karşılık telefondaki uygulama sakin bir şekilde “Rota yeniden hesaplanır.” deyip yeni güzergahı önermişti.
Birden aklına ünlü psikoloğun sözleri geldi. “Hayat başına gelenler değil, onlara verdiğin tepkidir.” Duygularına kapılıp arkadaşıyla tansiyonu yükselten tatsız bir münakaşaya girmesi içten bile değildi ama telefondan gelen o robotik replik sakinleşmesine hatta bıyık altından gülümsemesine sebep oldu. İstanbul’a ilk taşındığınsa gideceği yeri görse bile dakikalarca gidemediğini, yolu şaşırdığı için kaçırdığı konseri ve kendisiyle “Baba yine mi kaybolduk” diye dalga geçen kızının alaycı sesini hatırladı. Takma kafana be birader 5 dakika geç kalsak ne olur diyerek konuyu sakince kapattı.
Fark yaratan, yaşananlar değildir, yaşanana verilen tepkilerdir sözü bir kez daha doğruluğunu ispatlamıştı.
Navigasyon uygulamanız, en karmaşık kavşakta yanlış sapağa da girseniz, trafiğin en yoğun olduğu noktada çıkışı da kaçırsanız size asla “Yine mi hata yaptın?” veya “Beni neden dinlemiyorsun?” demez. Geçmişin muhasebesini tutup, sizi suçluluk duygusuna hapsetmez. Sadece kısa bir sessizliğin ardından o meşhur, hayat kurtaran “Rota yeniden oluşturuluyor.” mesajıyla size yeni alternatif sunar.
Aslında bu üç kelimelik replik, modern yönetim stratejilerinden kurumsal kültüre, hatta bireysel olgunluk yolculuğumuza kadar her alanda rehber edinmemiz gereken muazzam bir “çeviklik” (agility) felsefesi barındırıyordu.
İş dünyasında veya kişisel yolculuğumuzda bir aksilikle karşılaştığımızda genellikle “hata” kavramının ağırlığına saplanıp kalıyoruz. Oysa ellili yaşların getirdiği o vakur perspektifle baktığınızda, hayatın %20’sinin başımıza gelenlerden, %80’ninin ise bu olanlara verdiğimiz tepkilerden ibaret olduğu anlıyorsunuz.
Kaçırılan bir fırsat veya yanlış verilen bir karar, stratejik bir zihin için sadece yeni bir “veri girişi”dir. Navigasyonun yaptığı gibi, mevcut konumumuzu (as is) dürüstçe kabul edip, hedefimize (to be) giden en verimli yolu yeniden çizmek gerekir. Gerçek başarı, hiç yanlış sapağa girmemek değil, girdiğiniz o yanlış yoldan hedefe varacak yeni bir koridor açabilme becerisidir.
Liderlik, ekiplere “Neden yanlış yaptınız?” diye sormaktan ziyade, o ekiplerle birlikte “Şimdi rotayı nasıl güncelleriz?” diyebilme sanatıdır. Suçlama Kültürü, vitesi boşa alıp, enerjiyi geçmişin stresli raflarına hapsederken, Rota Güncelleme Kültürü, dönüşümü başlatıp, kurumsal dayanıklılığı (resilience) inşa eder.
Pazar koşulları değiştiğinde, krizler kapıyı çaldığında veya planlar beklenen sonucu vermediğinde paniklemek yerine soğukkanlılıkla rotayı yeniden hesaplamak, profesyonelliğin en üst mertebesidir.
Pazarın (geleneksel veya dijital fark etmeksizin) tozunu yutmuş, müzakere masalarında dirsek çürütmüş herkes bilir ki, en iyi strateji, değişime hızla adapte olabilmektir. Hayat, statik bir harita değil, dinamik bir akıştır.
Bilgi tek başına davranışları değiştirmeye yetmez. Sigaranın zararlı olduğu bilgisi bu alışkanlığı bırakmak için yeterli değildir. Olaylar karşısında refleksif davranışları akılcı tepkilere bırakabilmek için bilinçli bir farkındalıkla kendimizi disipline etmemiz gereken bir sürece ihtiyacımız vardır. Doğru tepkilerle sonuçları nasıl istediğimiz yönde şekillendirebildiğinizi gördükçe keyiflenen bu yolculukta hayatta şanstan öte tepki yönetiminin ne kadar büyük fark yarattığı bilinci ve keyfini hissedeceksiniz.
Bir yanlış yaptığınızda (sapağı kaçırdığınızda) durup nedenini saatlerce düşünmek yerine, direksiyonu kırın ve bırakın hayat sizin için rotayı yeniden oluştursun. Önemli olan hangi yoldan gittiğinizden ziyade, günün sonunda varmak istediğiniz limana ulaşıp ulaşmadığınızdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medyada Paylaş

Popüler Yazılar

Bunları da sevebilirsiniz
Bunları da sevebilirsiniz

Kırılma Lüksün Yok

Toplantı odasının ışığı her zamanki gibi beyaz ve acımasızdı....

Alışveriş Bağımlılığı: Belirtiler ve Çözümler

Alışveriş yapmak çoğumuz için keyifli bir aktivite. Yeni bir...

Çocukken oynadığın bir hayatta kalma oyunu: HAYIR DEMEMEK

Çocukken “hayır” dememeyi öğreniriz; çoğu zaman farkında bile olmadan....

Performans Düşüklüğü mü, Yönetim Hatası mı? Fesih Sürecinde Yapılan Yaygın Yanlışlar

İş dünyasında en çok suistimal edilen ve yargı önünde...