Saat gece yarısı, yatağımda uzanmış tavana doğru bakıyorum ve az önce karşıma çıkan şahane bir metaforu derinlemesine düşünüyorum. Şöyle diyordu “ portakalı sıktığınızda içinden...
1900’lerin başında, Rus fizyolog Ivan Pavlov bir köpeğin tükürük bezleri üzerine çalışırken, bilimin bugün hâlâ referans aldığı çarpıcı bir deney gerçekleştirdi. Her gün köpeğe...
Bir önceki yazımda sadeleşmenin yaşamlarımıza olası etkileriyle alakalı bir konuyu ele almıştım. Hatırlayacağınız gibi bu sadeleşme sadece belirli bir alan özelinde olmamakla birlikte gerek...
Gözümüzü açtığımız andan itibaren bitmeyen bir karar maratonundayız; “ne giyeceğim, hangi yoldan gideceğim, akşam ne yiyeceğim” gibi küçük tercihler bile zihnimizi yavaş yavaş tüketiyor. Modern insanın asıl yükü, sahip olduklarından çok karar vermesi gerekenlerin ağırlığı. Araştırmalar sadeleşmenin stres seviyesini %27 azalttığını, odaklanmayı %30 artırdığını gösteriyor. Sadeleşmek sadece dolap boşaltmak değil; “başkalarının beklentilerinden değil, kendi önceliklerimizden yana seçim yapmayı öğrenmek.” Belki de gerçekten özgürleşmek, bir düşünceye ya da eşyaya “artık bana hizmet etmiyorsun” diyebilmekte gizli.
Her gün milyonlarca düşünce zihnimizden geçip gidiyor. Dün söylediklerimiz, yarın yapacaklarımız, yetişmeyen işler, kurduğumuz hayaller… Sanki bir tren istasyonunda durmaksızın geçen vagonları izliyoruz ama...