Modern kadının günlük yaşamı, iş ve ev sorumlulukları arasında sürekli bir denge kurma çabasıyla geçiyor. Toplumun dayattığı mükemmel anne, eş ve başarılı yönetici rolleri, kadınları hem fiziksel hem de ruhsal olarak yıpratıyor. McKinsey'nin araştırmaları, bu durumun pandemiyle birlikte daha da kötüleştiğini gösteriyor. Oysa bu kısır döngüden kurtulmak mümkün. Bunun ilk adımı, her şeyi tek başına yapamayacağımızı kabul edip kendimize karşı daha anlayışlı olmak. Ev işlerinde eşit iş bölümü talep etmek, gerektiğinde profesyonel destek almak, iş hayatında sınırlar koymak ve en önemlisi, kendimize düzenli olarak "ben" zamanı yaratmak bu dengeyi kurmada hayati önem taşıyor. Esnek çalışma saatleri gibi kurumsal politikaların yaygınlaşması da bu sürece destek olacak. Unutmamalıyız ki, denge bir varış noktası değil, sürekli yeniden keşfedilen bir yolculuk ve bu yolculukta kendimize nazik olmak en önemli dersimiz.
İnsan Kaynakları olarak yıllardır doğru soruları sorduğumuza inanıyoruz: "Çalışan bağlılığını nasıl artırırız?", "Yeteneği nasıl elde tutarız?". Ancak bu sorulara verdiğimiz yanıtlar, genellikle semptomları tedavi...
Merhaba sevgili okurlar! Bu yazımda sizlerle iş hayatının en tatlı kelimelerinden biri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştireceğiz: İZİN! Evet, o meşhur "Out of Office"...
Kurumsal dünyanın çarkları dönerken, en büyük gücümüzün beton duvarlar veya parlayan logolar değil, her gün o ofislerin kapısından giren insanlar olduğu gerçeğini sıklıkla göz...
Günümüz iş dünyasının hızla değişen ve karmaşık yapısında, şirketlerin en değerli varlığı olan insan kaynağını yönetmek, her zamankinden daha stratejik, derinlikli ve vizyoner bir...