Geçenlerde üst üste katıldığım birkaç toplantıda, genç iş insanları ve akademisyenlerle sohbet ederken Pergamon (Bergama) Müzesi dahil Müzeler Adası’nın, Brandenburg Kapısı’nın, Berlin Katedrali’nin, Alexanderplatz ve TV Kulesi’nin vb. Berlin’in en gözde turistik yerlerinin bir zamanların hangi Berlin’inde olduğunun karıştırıldığını duymam ve ağırlıklı olarak “Batı Berlin” olsa gerek cevapları üzerine 2 sayı sürecek olan kısa bir yazı dizisi yapmamın gerekli olacağı kanaatine sevk etti beni. Tabii ki konumuz 1989 yılında yıkılan Berlin Duvarı ve 1990 yılında birleşen Almanya değil. Konumuz aşağıdaki tabloda verdiğim üzere uluslararası finans, ticaret ve vergilendirmede pek fazla bilinmeyenlerle dolu bazı şehir içinde şehirler ve devletler. İlk 3’ü bu sayıda diğer 5’İ de diğer yazımızda.

City of London (City, a square mile), Londra’nın tam merkezinde yer alan ve sadece 1 mil karelik (2,9 km²) şehir içinde şehir. Bu küçücük ‘Londra’cıkta uluslararası sermaye organize edilmekte, yönlendirilmekte ve korunmaktadır.
City’nin en dikkat çekici özelliği, Birleşik Krallık’taki diğer bölgelerden farklı olarak anayasal açıdan istisnai bir statüye sahip olmasıdır. Greater London yetki alanı içinde bulunmasına rağmen özel statüsünü korumaktadır. Kendi hükümeti, bağımsız bir polis gücü ve Lord Mayor’ı, bayrak ve arması ve bir de parlamentoda resmî ve sürekli bir temsilcisi bulunmaktadır. “Remembrancer” olarak adlandırılan bu görevli, City of London Corporation’ın parlamento ile iletişimi sağlamaktadır. “Resmî ve sürekli bir milletvekili” gibi anayasal bir parlamenter statüsü yoktur. Görevi esas itibariyle lobi ve iletişimdir. Nüfus açısından küçük bir yerleşim olan City’de yaklaşık 10.000 kişi yaşarken, her gün yaklaşık 680.000 çalışan ve yılda yaklaşık 10 milyon turist, Square Mile’a giriş çıkış yapmaktadır.
Bu şehir içinde şehri yöneten City of London Corporation (CLC), 1067 yılından beri kesintisiz biçimde faaliyet gösteren ve dünyanın en eski yerel yönetim kurumlarından biri olarak kabul edilmektedir. Yetkileri modern belediyelerinkinden çok daha geniş olup tarih boyunca City’nin ticari çıkarlarını güvence altına almıştır. Ayrıca CLC, ülke genelinde geniş bir ticari portföyü de yönetmektedir. Bu portföyde Tower Bridge ve London Bridge gibi ikonik yapılar ile 24 km² büyüklüğündeki Epping Forest gibi açık alanlar bulunmaktadır.
City, çoğu finans, profesyonel hizmetler, hukuk ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren 22.000’den fazla işletmeye ev sahipliği yapmaktadır. En önemlilerinden bazıları HSBC, BlackRock, Bank of America, JPMorgan, Citigroup ve Morgan Stanley, Allen & Overy, Linklaters, Simmons & Simmons ve Stephenson Harwood gibi uluslararası bankacılık, yatırım, hukuk ve danışmanlık firmaları olan bu şirketler City’nin küresel finans merkezi olarak ve uluslararası ticarette kritik rol oynamasını sağlamaktadır.
City of London ayrıca Birleşik Krallık’ta şirketlerin yerel seçimlerde oy kullanabildiği nadir bölgelerden biridir. “Business vote” sistemi sayesinde bölgede faaliyet gösteren finansal kuruluşlar, doğrudan yerel yönetim kararlarını etkileyebilmekte ve bu sayede City’nin ticari çıkarlarının yönetim üzerinde kurumsal bir biçimde yansıtılmasını ve korunmasını sağlamaktadır.
Bank for International Settlements (BIS) tarafından yayımlanan son Triennial Survey’e göre Birleşik Krallık, küresel döviz işlemlerinin yaklaşık %37,8’ini gerçekleştirmektedir ki bu işlemlerin çoğunun City’deki bankalar aracılığıyla yapıldığı tahmin edilmektedir. Raporda, ayrıca, Londra merkezli işlem masalarında günlük ortalama 4,7 trilyon ABD doları değerinde döviz işlemi yapıldığı da belirtilmektedir.
City’nin etkisi yalnızca dövizle sınırlı kalmamaktadır. BIS verileri, küresel OTC faiz türevleri piyasasının yaklaşık %50’sinin Birleşik Krallık merkezli olduğunu göstermektedir ki bu, dünya borçlanma maliyetlerinin belirlenmesinde City’nin kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu finansal gücün temeli 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. 1694’te kurulan Bank of England, İngiliz devlet borçlarının finansmanı için oluşturulmuş ve modern merkez bankacılığının öncülerinden biri haline gelmiştir.
City, modern sigortacılığın da doğduğu yerdir. 1688’de Edward Lloyd’un kahvehanesinde, deniz ticaretini sigortalayan tüccarların bir araya gelmesiyle Lloyd’s of London kurulmuştur.
Hukuk alanında da City’nin etkisi büyüktür; uluslararası ticari sözleşmelerin çoğu İngiliz hukukuna tabi olacak şekilde düzenlenmekte ve bu sözleşmelerin çözümleri sıklıkla City merkezli mahkemelerde gerçekleştirilmektedir.
Vergi açısından City düşük vergili bir bölge olmasa da, karmaşık vergi planlaması uzmanlığının merkezi konumundadır. İngiltere Ulusal Denetim Ofisi (NAO), karmaşık ancak yasal vergi yapılandırmalarının büyük kısmının City merkezli danışmanlık ağları tarafından tasarlandığını raporlamıştır. Ayrıca, City’nin küresel finansal sistemde offshore ağlarla olan bağlantısı dikkat çekicidir. İngiliz Parlamentosu raporları, Cayman Adaları, Bermuda ve Jersey gibi Birleşik Krallık Denizaşırı Toprakları’nın hukuki ve finansal yapılarının City ile doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Tax Justice Network, Birleşik Krallık’ı “dünyanın en büyük offshore ağı yöneticisi” olarak tanımlamaktadır. Global Financial Centres Index (GFCI 38) raporuna göre City of London, küresel finans merkezleri sıralamasında New York’un ardından ikinci sırada, Hong Kong’un önünde yer almaktadır.

Gibraltar, Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nu birleştiren Cebelitarık Boğazı’nın girişinde yer alan ve yalnızca 6,8 km² büyüklüğünde küçük ama stratejik bir Birleşik Krallık Denizaşırı Toprağıdır. 1713 yılında imzalanan Utrecht Antlaşması ile İspanya, Gibraltar’ı Birleşik Krallık’a devretmiş ve bu antlaşma, bölgenin Birleşik Krallık egemenliği altında yönetilmesinin hukuki temelini oluşturmuştur.
Gibraltar’da yaklaşık 34.000 kişi yaşamakta ve finansal hizmetler, sigorta, deniz taşımacılığı ve online oyun sektörü ön plana çıkmaktadır. Avrupa’nın önde gelen sigorta ve reasürans şirketleri, faaliyetlerini Gibraltar hukuku ve denetimi çerçevesinde yürütmektedir.
Gibraltar’ın vergi sistemi, klasik anlamda bir “vergi cenneti” olarak nitelendirilemese de oldukça avantajlıdır. 2025 itibarıyla, Birleşik Krallık ve AB arasındaki özel anlaşmalar uyarınca Schengen alanıyla entegre bir sınır rejimi yönetmektedir. Kurumlar vergisi %15 olup, klasik KDV uygulanmamaktadır. Belirli mal ve hizmetlerde ithalat ve işlem harçları mevcuttur ve yurtdışı gelirler vergilendirilmemektedir.
Cebelitarık Boğazından bazı kaynaklara göre 100.000den fazla gemi geçiş yamaktadır. Stratejik konumu sayesinde yakıt ikmali (bunkering) ve uluslararası deniz taşımacılığı için önemli bir merkez işlevi görmektedir. Bu durum, küçük bir alanın küresel lojistik ve deniz taşımacılığı üzerindeki etkisini açıkça gözler önüne sermektedir.


- MACAO: Portekiz’den Çin’e Devrolan Yarımada
Dünya kamuoyu için Macao, genellikle devasa kumarhaneleri ile tanınmaktadır oysa ki 33 kilometrekarelik bu yarımada, uluslararası hukuk ve vergi rejimleri açısından küresel finans sisteminin stratejik merkezlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Macao, Portekiz’in 1557’de başlayan sömürge mirasından gelen Civil Law sistemi ile yönetilmektedir. 1999 yılında egemenlik Çin’e devredilirken imzalanan “Sino-Portuguese Joint Declaration” uyarınca, Macao 2049 yılına kadar kendi yasalarını koruma hakkına sahiptir ve Macao mahkemeleri halen Portekizce ve Çince Batı standartlarında ticaret hukuku kararları vermektedir.
Macao’nun resmi para birimi olan Pataca (MOP), doğrudan Hong Kong Doları’na ve dolaylı olarak Amerikan Doları’na endekslidir. 2025 yılı itibarıyla Macao, Çin’in Dijital Yuan (e-CNY) projesinin spekülatif bir test alanı olmaktan çıkmış; mBridge (Çok Uluslu Merkez Bankası Dijital Para Köprüsü) projesinin operasyonel merkez üssü haline gelmiştir. Aralık 2025 verilerine göre, Macao ve Hengqin arasındaki ticari takaslarda e-CNY kullanımı, SWIFT bağımlılığını bypass eden en güvenilir finansal kanal olarak kurumsallaşmıştır.
Forum Macao (China‑Portuguese‑Speaking Countries Forum) gerçekten Macao’da kurulmuş ve Çin ile CPLP (Portekizce Konuşan Ülkeler: Angola, Brezilya, Mozambik, Portekiz, Ekvator Ginesi vb) arasında ekonomik/ticaret işbirliğini teşvik eden resmi, çok taraflı bir platformdur. Bu mekanizma 2003’te başlatılmıştır. 1 Mart 2024’te hayata geçen Hengqin Kapalı Gümrük Bölgesi, Çin ana karasında bulunmasına rağmen gümrük ve vergi açısından Macao sistemine entegre edilmiştir.
