Yaşamın Kodu Tekrar Yazılırken

Tarih

Yakın zamanda Stanford Üniversitesi Arc Enstitüsü, DNA dili üzerine eğitilmiş Evo isimli modelleri ile binlerce yeni virüs genom dizilimi yarattı. Test edilen 300 tane genomun 16’sı tuttu ve E. Coli bakterisine bulaşabilen virüsler oldu. İnsan genomu ile ilgili bilgiler, modelin kötüye kullanımını önlemek için eğitim verisinin dışında tutulmuştu. Ama sonuçlar uzun zamandır yapay zeka etiğinin önemli konularından biri olan biyolojik tehlikeleri tekrar gündeme taşıdı.
İlk versiyonu 2018’de kullanıma açılan protein yapısı tahmin modeli AphaFold da alanın gelişimi için önemli bir mihenk taşı oldu. Yapay zekanın biyolojik silah yapımında kullanılma potansiyeli ise, alanın içinde olmayan kişiler için ilk kez 2022’de bir ilaç araştırması modelinin deney kapsamında saatler içerisinde yeni sinir gazları tasarlaması ile gerçek bir risk olarak tanındı.
John Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi de bu konuda uyarıda bulundu; gelişmeler gelecek vaad ediyor, artık yapay zeka kullanarak virüs genomları üretmek mümkün ama bu teknolojiyi güvenli şekilde yönetmek için gerekli süreçler ortada yok. Stanford araştırmacılarının odağı E. Coli’ydi ve onlar da John Hopkins ekibi gibi gelişmiş hücrelere bulaşabilen virüslerin büyük tehlike arz edebileceği ve araştırma konusu olmaması gerektiğinin altını çizdiler. Evo gibi özel geliştirilmiş bir model ile bile binlerce teorik genomdan sadece onaltı tanesinin tutmasının standart modellerle tehlikeli durumların yaratılmasının pek mümkün olmadığı kanaati şu an kabul edilmiş durumda.
Ama sıkı takiple, doğru kullanıldığında yapay zeka ile gen terapisi olanakları dünya çapında yüz milyonlarca insanın hastalığına deva olabilir. Gen terapisi, genetik hastalıklar ve kanser tedavisinde kullanılan bir tedavi. Amacı hasta genleri onarmak veya yerlerine sağlıklı genler koymak. Özellikle kanser hastalığının da yaygınlaşması ile önem kazanan bir alan. Ama aynı zamanda gerektirdiği yoğun ArGe ve zahmetli imalat süreçlerinden dolayı dünyanın en pahalı tedavisi. Şimdi ise yapay zeka kullanımı ile ArGe masrafları büyük ölçüde kısılabilir ve araştırma süreçleri hızlanabilir. Genetik hastalıkları olan yüz milyonlarca insanın yanı sıra her yıl tespit edilen yeni yirmi bir milyon kanser vakasına da çözüm olabilir.
Ama gen terapisi ve belki de yeni bulunacak tedavilerin yaygınlaşabilmesi için, fiyatların kimisi tek dozu milyon dolardan pahalı olan ilaçların ulaşılabilecek kadar ucuzlaması ve risklerin iyice araştırılması gerekiyor. Çünkü yeni ilaçların hem vücudun bağışıklık sistemi ile etkileşimi hem de içlerindeki kimyasalların genel sağlık üzerindeki uzun vadeli etkilerinin araştırılması ve anlaşılması piyasaya ilaç sürmenin en önemli adımlarından biri.
Dünya hükümetlerinin de biyoteknoloji alanında yapay zeka kullanımı ile ilgili duruşlarını belirleyip araştırmacılara ve şirketlere liderlik etmeleri büyük önem taşıyor. Bu konuda devam eden çabalar var. En somut çaba Amerika ve Avrupa Birliği’nin güçlü yapay zekaları sistemik risklere karşı kapsamlı test ve önlem geliştirme süreçlerine tabi tutan yasaları. Ama bu yasalar tamamen yapay zekanın genel olarak risk değerlendirmesine alınması üzerine kurulu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda da Amerika Başkanı Trump’ın yapay zeka kullanarak biyolojik silah takibi yapılmasına yönelik bir çağrısı oldu. Fakat teknoloji şu an bu rolü üstlenecek kadar gelişmiş değil ve bu fikir hayata nasıl geçirilir kısmı da havada.
En önemli olan şey, yapay zekanın gerçekten herkesin hayatına dokunan hastalıklara çare olabilecek noktaya doğru ilerliyor olması ve aynı zamanda yönetim birimlerinin de artık yapay zeka nasıl yönetilir ve güvenli hale getirilir konusunda daha büyük bir bilgi birikimine sahip olması. Ortak umudumuz teknolojinin doğru kullanımı ile daha sağlıklı, daha uzun ve daha mutlu hayatlar sürdürebilmemiz. Ama bu teknolojiyi doğru kullanmamıza ve çoğunluğun kötü azınlıklara mağlup olmamasına bağlı. İşte bu sebeple, durumun farkında olmak ve geleceğimize sahip çıkmak zorundayız.
“Not: Bu yazı bilimsel ve etik farkındalık amacıyla hazırlanmış olup, biyolojik risklerin mevzuatsal denetimine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medyada Paylaş

Popüler Yazılar

Bunları da sevebilirsiniz
Bunları da sevebilirsiniz

Hayal, Odaya Sığmayan En Büyük Şeydir

Hayalini ne zaman bıraktın? Dur, cevap verme. Biliyorum, "bırakmadım"...

Sayın Liderler Değişime Direnenleri Değil,Değişiyormuş Gibi Yapanları Fark Edin

Her şirket bir gün değişmek zorunda kalır. Çünkü pazar...

Anlamını kaybeden iş, pusulasını da rotasını da kaybeder

Uzaktan gelen cırcır böceklerinin sesiyle gözlerimi açtığımda, gökyüzündeki yıldızların...

Çalışma Hakkı ile İşverenin YönetimHakkı Arasında Bir Sınır Çizgisi: Fazla Çalışma

Fazla çalışma denildiğinde çoğu zaman akla yalnızca “45 saati...