Eski Türk beylikleri bağımsızlığını ilan etmek istediğinde, bey hutbe okutup, para bastırıp, bir bayrak seçerek bağlı oldukları devletten ayrılıyorlardı. Yaklaşık otuz yıl öncesine kadar da Türkiye dünya üzerinde kendi kendine yetebilen sayılı ülkelerden biriydi. Artık durum oldukça farklı, hiçbir ülke tamamen kendi kendine yetebildiğini iddia edecek bir konumda değil. Ama bazı ülkeler daha mühim kaynakları elinde tutuyor.
Şu anda ise en önemli kaynaklardan biri teknoloji. Hem yazılım hem de donanım cephelerinde. Belli açılardan bu durum fark edilmeyecek kadar yavaş ilerlese de durup gelinen noktaya bakıldığında bu çarpıcı tablo net bir şekilde görülebiliyor.
Mesele sadece hızla artan hizmet bedelleri olsa (ki bu kendi başına oldukça büyük bir sebep) belki bu maliyet bir süre daha tolere edilebilirdi. Ama Avrupa ülkelerinin yerel alternatif arayışını hızlandıran en önemli etken dijital bağımsızlık ve veri güvenliği oldu.
2025’te Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) mahkemesi Benjamin Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkardıktan sonra başsavcı Karim Khan gizemli bir şekilde email hesaplarına erişimini kaybetti. Hizmet sağlayıcısı Microsoft ise bu konuya bir açıklık getiremedi.
Bu yıl ise NL Times’ın iddiasına göre Microsoft Avrupa Birliği’nin Dijital Servisler Yasası üzerinde çalışmış olan Hollandalı bürokratların isimlerini, emaillerini, takvimlerini ve toplantı notlarını Amerikan Hükümeti ile paylaştı. Bu konuda Microsoft’tan aksi yönde bir açıklama gelmedi ama şirket daha önce çeşitli hükümetlere verilerinin hiçbir şekilde paylaşılmayacağını garanti edememişti.
Bu durumun sebebi 2018 yılında çıkan Bulut Yasası (CLOUD Act). Bu yasa Amerikan şirketlerini hükümetin haklı gördüğü durumlarda buluttaki verileri paylaşmaya mecbur bırakıyor. Verilerin bulunduğu serverların nerede olduğu önemli değil eğer hizmet sağlayıcısı Amerikan şirketi ise veriler teslim edilmek zorunda. Bu yasaya tabi olan tek şirket Microsoft da değil, Amazon ve Google da aynı durumda.
Bütün bu faktörler bir araya geldiğinde Avrupa Birliği’nin farklı bir yol arayışına girmesi şaşırtıcı değil. Planlanan değişimin başını ise Fransa, Almanya ve Danimarka çekiyor. Danimarka dünyada dijitalleşme seviyesi en yüksek olan ülkelerden biri, bu da hem Microsoft bağımlılıklarının hem de Microsoft harcamalarının çok yüksek olduğu anlamına geliyor. Grönland’ın da Danimarka yönetiminde olduğu göz önüne alınınca planlanan değişiklikler iyice önem kazanıyor. Hatta Acil Durumlar Bakanı Torsten Schack Pedersen şirketlerin ve yönetim birimlerinin bu hizmetlerden çıkış planları hazırlamasını tavsiye etti.
Almanya’da ise Schleswig-Holstein eyaleti 2024’te Microsoft hizmetlerini kullanmayı bırakma kararı aldı ve sistematik bir şekilde açık kaynaklı programlara doğru göç ediyor. Daha önce de Münih yaklaşık on yıl boyunca açık kaynak yazılım kullanımına doğru geçiş yaptı. LiMux isimli özel bir işletim sistemi bu geçişin kalbindeydi. Ama göçün tamamlanmasına yakın, kendisini bir Microsoft sever olarak tanımlayan yeni bir belediye başkanı seçildi ve bu dönüşümü iptal etti. Açık kaynağın başkenti Münih böylece tekrar Microsoft hizmetlerine döndü.
Fransa ise şu an açık kaynak dönüşümünde en iyi konumda olan ülke. Fransa polis teşkilatı 2008’de kendi geliştirdiği Linux işletim sistemi GendBuntu’ya geçişe başladı ve bugün yüz binden fazla bilgisayarda kullanıyor. Bu sistem yıllık iki milyon Euroluk tasarruf sağlıyor. Tam geçişin ise yılda kırk milyon Euro tasarruf sağlayacağı tahmin ediliyor.
Fransa’nın planları sadece işletim sistemi geçişi ile de sınırlı değil. Güvenli mesajlaşma (Teams alternatifi) için Tchap, görüntülü görüşme (Zoom alternatifi) için Visio, ortak dosya hazırlamak (Word ve Google Docs alternatifi) için Docs (BlockNote temelli), veri tabanları için Grist, güvenli dosya depolamak ve paylaşmak için Fichiers, email ve takvim yönetimi (Gmail ve Outlook alternatifi) için Messagerie, büyük dosya transferi (WeTransfer ve Dropbox alternatifi) için France Transfert hizmet sağlayıcıları olarak belirlendi.
Avrupa Birliği’nin ve dünyanın geri kalanının açık kaynak ya da en azından ulusal alternatiflere yönelmek için büyük sebepleri var. Bunun zor bir yol olduğu su götürmez bir gerçek. Ama en azından bireysel olarak açık kaynak yazılımları denemek için biraz zaman ayırmak yol haritalarımıza ekleyebileceğimiz bir durak.
Hutbe, Para, Bayrak, Teknoloji?
Tarih
