Şampiyona heyecanıyla milyonların gözü meşin yuvarlakta. Top sahada dönüyor, duygular coşuyor, umutlar yeşeriyor. Peki bu goller atılırken, başka sahalarda neler oluyor? Bir bakalım:
Bir zamanlar kendi toprağını süren, kendi ekmeğini üreten ülkeler bugün gıda alanında dışa bağımlı hale geldi. Tohumundan gübresine kadar pek çok şey dışarıdan geliyor. Bu ülkelerde Üretim tesisleri, limanlar, madenler küresel sermayeye peşkeş çekiliyor. Çiftçi köyünü terk ediyor, tarım ormanları binalara kurban ediliyor. 0-1
Turizm cenneti olarak anılan ülkeler, tatil bölgelerini küresel sermayeye kaptırmış durumda. Yerli halk kendi sahilinde, kendi şehrinde yabancı dil bilmek zorunda kalıyor. Konaklama fiyatları yerliyi dışlıyor, tarihi ve kültürel mekânlar uluslararası şirketlerin elinde. İnsanlar kendi topraklarında turist muamelesi görüyor. 0-2
Tarihsel olarak bilime yuva olmuş ülkeler bugün cehaletin pençesinde. Üniversiteler diplomalı işsizler üretiyor. Halk okumuyor, siyasi ve kültürel gelişmelerden habersiz, yönlendirilmiş durumda. İnsanlar potansiyel borçlu doğup yaşamlarını borç ödeyerek geçiriyor. Cömert, yorgun, umutsuz kitleler. 0-3
Kültürler beşiği ülkeler kutuplaştırılarak bölünmek isteniyor. Müzeler boş, kültürel miraslar virane. Operalar, senfoniler kısır döngülerde. Festivaller dar kesimlere hitap ediyor. Üreten sanatçıya şüpheyle bakılıyor, havadan para alması için teşvik veriliyor. 0-4
Kısır küresel siyasi oyunlar ve kavgalarla bir kısım insanın cebi dolarken çoğunluk günden güne fakirleşiyor. Tüm Dünyada Eğitim çökmüş, gençlik yozlaşmış. Halklar sömürülen cahil piyonlar durumunda. Sistemler millet için değil, millet sistem için çalışıyor. 0-5
Eh bu kadar gol yedikten sonra milli takımın atığı gollere sevinip birbirimizi öldürmüşüz çok mu? Ne demiş ünlü İspanyol Siyasetçi Franco:
“Futbol olmasaydı ben DÜNYAYI bu kadar sene yönetemezdİK.”

“Maçlar biter, skorlar unutulur; ama eğitim, üretim, kültür ve adalet bir ülkenin geleceğini belirler. Asıl önemli olan, sahadaki skoru değil, hayatın içindeki skoru da görebilmektir.”