Beklentilerimiz… Gerçekleşirse mutluluk, gerçekleşmezse hayal kırıklığı! Yani hayalkırıklığını beklentinin gerçekleşmemesi olarak tanımlarsak; beklenti içine girmediğimiz takdirde mutlu olma haline biraz daha yaklaşılır diyebiliriz. İşte bu yazı; herkesin aradığı mutluluğun, beklentilerimiz ile arasındaki ilişkiyi anlatırken, beklentinin yerine ne koymamız gerektiğini göstermek üzerinedir, şifa olsun…
Beklemek, hayatın doğal bir parçası. Hepimiz bir şeyleri bekleriz: bir mesajı, bir fırsatı, bir karşılaşmayı, bazen de “her şeyin düzeleceği o anı.”
Ama çoğu zaman fark etmediğimiz bir şey vardır: Bizi yoran beklemek değil, beklentidir.
Çünkü beklenti, beklemenin zihinsel bir versiyonudur. Ve çoğu zaman fark edilmeden mutluluğun önüne görünmez bir engel koyar.
Beklenti mutsuzluğu nasıl üretir?
Beklenti, zihnin geleceğe dair bir senaryo yazmasıdır ve bu senaryoda genellikle şu gizli cümle vardır: “Böyle olmalı.”
Sorun şu ki, hayat “olmalı” ile değil, “olan” ile ilerler. İnsan “olmalı”ya tutundukça, gerçeklikle arasına mesafe koyar.Ve bu mesafenin adı: hayal kırıklığıdır.
Aslında çoğu insanın yaşadığı mutsuzluk, başına gelenlerden değil; başına gelmesini beklediği ama gerçekleşmeyen şeylerden kaynaklanır.
Hayal kırıklığı nedir gerçekten?
Hayal kırıklığı çoğu zaman yanlış anlaşılır. İnsanlar hayal kırıklığını dış dünyaya bağlar:
“Beni hayal kırıklığına uğrattı.”
“Olaylar istediğim gibi gitmedi.”
Oysa daha derin bir yerden bakınca gerçek şudur: Hayal kırıklığı, gerçeğin değil beklentinin gerçekleşmemesidir.
Gerçeklik sadece vardır, tarafsızdır. Ama beklenti, ona bir anlam yükler ve o anlam yıkıldığında ortaya duygusal bir çöküş çıkar.
Doğa Neden Hayal Kırıklığı Yaşamaz?
Doğada beklenti yoktur. Bir ağaç her yıl aynı verimi vermez. Bir tohum ne zaman filizleneceğini planlamaz. Bir nehir yolunun değişmesine direnmez.
Doğa, ihtimallerle uyum içinde yaşar. İnsan ise kesinlik arar. İşte bu yüzden doğa dengededir, insan ise çoğu zaman huzursuz.
Belirsizlik: Kaçtığımız Ama İçinde Yaşadığımız Gerçek
İnsan zihni belirsizliği sevmez. Çünkü belirsizlik, kontrol kaybı demektir.Ama hayatın doğası belirsizdir.
Bugün yaptığın bir şeyin yarın nasıl sonuçlanacağını kesin olarak bilemezsin.Bir ilişkinin nereye gideceğini, bir kararın seni nereye taşıyacağını…
Bu durum, bilimsel olarak da desteklenir. Belirsizlik ilkesi, bir sistemin tüm yönlerinin aynı anda kesin olarak bilinemeyeceğini söyler.
Yani hayatın kendisi, doğası gereği öngörülemezdir. Ama beklenti, bu gerçeği reddeder.
Belirsizliği yok sayar ve yerine sahte bir kesinlik koyar.
Olasılıklar: Hayatın Gerçek Dili
Hayat kesinliklerle değil, olasılıklarla çalışır. Bir şeyin olma ihtimali vardır. Ama olmama ihtimali de en az onun kadar gerçektir.
Beklenti ise sadece hoşumuza giden ihtimali seçer ve onu zorunlu hale getirir. İşte bu yüzden, beklenti arttıkça hayal kırıklığı ihtimali de artar.
Beklemek ve Beklentide Kalmak Arasındaki İnce Çizgi
Beklemek doğaldır.Ama beklenti içinde yaşamak, hayatı ertelemektir.
Çünkü beklenti seni geleceğe kilitler ve insan, gelecekte yaşamaya başladığında şimdiyi kaçırır.
Bu durum edebiyatta da güçlü bir şekilde anlatılmıştır. “Godot’yu bekleyen” karakterler gibi…
Samuel Beckett’in ‘’Godot’u beklemek’’ adlı oyununda iki arkadaş oyun boyunca Godot’un gelmesini beklerler ama Godot gelmez. Asıl sorun beklemeleri değil, beklerken hiçbir şey yapmamalarıdır. Hayat sahnesinde kalırlar, ama yaşamın içine girmezler.
Mutluluk Neden Beklentisizlikte Gizli?
Mutluluk çoğu zaman yanlış yerde aranır. İnsanlar mutlu olmak için şartlar koyar:
“Şu olursa mutlu olurum.” “Bu gerçekleşirse rahatlarım.” Ama bu yaklaşım, mutluluğu geleceğe erteler ve ironik olan şudur: Beklentiler arttıkça mutluluk ihtimali azalır.
Çünkü mutluluk, olanı kabul etmekle başlar. Beklenti ise olmayanı zorlamaktır.
Peki Ne Yapmalı?
Beklentiyi tamamen yok etmek mümkün değil. Ama onunla kurulan ilişki değiştirilebilir:
- Sonuca Değil Sürece Odaklan
Sonuç belirsizdir. Ama çaba senin kontrolündedir. - “Olmalı” Düşüncesini Fark Et
Bu kelime zihnin kurduğu bir tuzaktır. - İhtimallerle Barış
Bir şey olabilir. Ama olmayabilir de. Bu kabul, içsel esnekliği artırır. - Beklentiyi Niyete Dönüştür
Beklenti zorlar, niyet yön verir.
Beklenti: “Bu iş görüşmesinden mutlaka kabul almalıyım.”
Niyet: “Bu görüşmede kendimi en iyi şekilde ifade etmeye niyet ediyorum.”
İstersen biraz daha günlük bir örnek vereyim:
Beklenti: “Bugün bana yazmalı.”
Niyet: “İletişimde açık ve samimi olmaya niyet ediyorum.”
Hayat Beklerken Değil, Yaşarken Anlam Kazanır
Beklemek hayatın bir parçasıdır. Ama beklenti içinde yaşamak, hayatı askıya almaktır.
Belirsizlikten kaçmak yerine onunla yaşamayı öğrenmek, insanı özgürleştirir ve belki de en önemli farkındalık şudur:
Mutluluk, her şeyin istediğin gibi olmasıyla değil; olan her şeyle yaşayabilme kapasitenle ilgilidir.
Bunu yapabilirsen hayal kırıklıkları azalmaz belki… Ama seni yıkmaz. Çünkü artık beklentiyle değil, farkındalıkla yaşıyorsundur. Her şeyi olduğu gibi kabul etmek ve olanı yaşamak….
Sonsuz olasılıklar denizinde yüzerken bu farkındalıkla söyler misin hangi beklentini niyete dönüştüreceksin?
